Bir Kahraman Doğuyor Uyanan Avrupa Tükenen Osmanlı 8.Sınıf 1.Ünite 1.Konu

22.08.2021
517
A+
A-

Selanik şehri, Rumeli’de yer alan bir Osmanlı kentiydi (Selanik günümüzde Yunanistan devletinin bir şehridir). Limanıyla Ege denizine açılan şehir, Osmanlının Avrupa ile ticaretinde önemli bir konuma sahipti. Selanik Üsküp, Belgrat, Manastır ve İstanbul’a demiryoluyla bağlıydı. Önemli bir limana sahip, gelişmiş bir şehirdi.

Selanik’te çocukluğunu geçiren Atatürk’ün fikri zenginliğinin ve ufkunun gelişmesinde bu şehrin olumlu katkıları vardır. Şehirde başta Türkler olmak üzere Rum, Bulgar, Sırp, Yahudi ve Ermeniler yaşamaktaydı. Farklı dinler, diller, adetler görenekler bir arada olduğu bu çok uluslu yapı şehrin kültürel olarak da zenginleşmesini sağlamıştır. 19. yüzyıla kadar huzur ve güven içinde yaşayan bu milletler, Fransız ihtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımından etkilenmişlerdi. Osmanlı devleti üzerinde çıkarları bulunan emperyalist devletlerin de kışkırtmalarıyla isyan edip bağımsızlık çabası içine girmişlerdi. Bu nedenle 19. yüzyılda Balkanlar pek çok siyasi çatışmanın olduğu bir bölge olarak tarihe geçmiştir.

19. yüzyılda değişen şartlarla beraber Osmanlı aydınları parçalanmayı önlemek için çareler aramışlar, böylece yeni düşünce akımları ortaya çıkmıştır. Bunlar;

BATICILIK: Bu fikir akımlarından Batıcılığa göre Osmanlı Devleti’nin en büyük problemi Batılı olmamasıdır. Devletin kurtuluşunun tek yolu çağın fikir ve ihtiyaçlarına uygun medeni bir millet ve devlet haline gelmektir. Yani Osmanlı Devleti’nin Batılı Devletleri örnek almasıdır.

OSMANLICILIK: Osmanlıcılık fikrine göre, Osmanlı Devleti içindeki tüm milletler bir “Osmanlılık” duygusu ile “Osmanlı Milleti” haline getirilmelidir. Böylece devlet içerisinde değişik milletlerin bağımsızlık için ayaklanmaları önlenmiş olacaktır. Osmanlıcılık düşüncesini savunanlar Jön Türkler adı verilen aydınlardır. Osmanlıcılığı hayata geçirmek ve azınlıkları da devlet yönetimine katmak için 1876’da Birinci Meşrutiyeti ilan etmişlerdir. Jön Türklere göre azınlıklar da Osmanlı yönetiminde söz sahibi olurlarsa (Meşrutiyetle) Bağımsızlık düşüncesinden vazgeçerler ve Osmanlı Devleti de dağılmaktan kurtulur. Bu düşünce Balkan Savaşlarında Balkanlarda yaşayan milletlerin Osmanlı Devletinden bağımsızlıklarını ilan etmeleriyle iflas etmiştir.

İSLAMCILIK: İslamcılık fikri devletin parçalanması karşısında Müslüman milletleri birlik içinde tutmayı amaçlamıştır. Sultan II. Abdülhamit’in savunduğu bu düşüncede Tüm Dünyadaki Müslümanlar Osmanlı Halifesi başkanlığında birleşmeliydi. Bu düşünce I. Dünya savaşı yıllarında Arapların Osmanlı Devletine karşı isyanı ile iflas etmiştir.

TÜRKÇÜLÜK: Türkçülük fikri diğer akımlara göre daha geç ortaya çıkmıştır. Bu fikir akımı Milli Mücadele’nin başarıya ulaştırılması ve cumhuriyetin örgütlenmesinde önemli rol oynamıştır. Balkan Savaşlarından sonra Osmanlıcılık akiminin zayıflamasıyla Osmanlı Devleti’nin yönetimine hâkim olmuştur. Bu düşünce, Osmanlı Devleti içinde yasayan Türkleri milli bir duygu ile bilinçlendirmeyi amaçlamıştır. Ayrıca tüm Türkleri bir devlette toplamayı hedeflemiştir. İttihat ve Terakki’nin siyasi görüşü olan Türkçülüğün en ateşli savunucusu Enver Paşa’dır. Devletin kurtuluşunu meşruti bir yönetimde arayan Osmanlı aydınları özellikle Selanik şehrinde örgütlenmişlerdir. Düşüncelerini geniş kitlelere yaymak amacıyla burada çeşitli gazete ve dergiler çıkarmışlardı. Osmanlıcılık fikri etrafında birleşen bu aydınlar, zaman içinde güçlenerek Sulatan 2.Abdülhamit’e ikinci kez meşrutiyeti ilan ettirdiler. 

Meşrutiyet: Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede  hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükümet biçimidir. Osmanlı devleti de ilk kez meşrutiyet yönetimine 1876 da geçti, 93 harbinin çıkması üzerine 2. Abdülhamit meclisi süresiz olarak tatil etti. 1908 da 2. kez meşrutiyet ilan edildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

error: Content is protected !!